Yaşlı kadın sadece bir tabak yemek istedi…

Yaşlı kadın akşam saatlerinde küçük bir lokantanın kapısından içeri girdiğinde yağmur hâlâ devam ediyordu. Üzerindeki ince hırka ıslanmış, elleri soğuktan titremeye başlamıştı.
Genç garson yanına yaklaştı.
— Bir şey sipariş edecek misiniz?
Kadın mahcup bir ifadeyle başını eğdi.
— Hayır evladım. Param yetmez. Sadece birkaç dakika içeride oturup ısınabilir miyim?
Garson ne diyeceğini bilemedi. İşletme müdürü, sipariş vermeyenlerin masaları işgal etmesine kesinlikle izin vermiyordu.
Tam kadından çıkmasını rica edecekken yakındaki masadan takım elbiseli bir adam ayağa kalktı.
— Hanımefendi benim masama otursun, dedi. Ona sıcak çorba, ekmek ve çay getirin.
Yaşlı kadın hemen itiraz etti.
— Hayır, lütfen. Kimseden sadaka istemiyorum.
Adam birkaç adım yaklaştı ve yüzüne dikkatle baktı.
Sonra şaşkınlıkla fısıldadı:
— Zeynep Hanım?
Kadının gözleri büyüdü.
— Beni tanıyor musunuz?
Adam sandalyesini çekip karşısına oturdu.
Adı Murat’tı.
Otuz yıl önce, Zeynep Hanım küçük bir devlet yurdunda mutfakta çalışıyordu. Murat da orada kalan çocuklardan biriydi. Sessiz, içine kapanık ve sürekli aç dolaşan bir çocuktu.
Yurtta yemek bazen herkese yetmezdi. Böyle günlerde Zeynep Hanım kendi payından ayırıp Murat’ın tabağına biraz daha çorba koyardı.
Bir akşam çocuk ona neden bunu yaptığını sormuştu.
Kadın gülümseyerek:
— Bugün senin yardıma ihtiyacın var. Yarın belki başkasının olacak. İnsan bunu unutmamalı, demişti.
Murat o cümleyi hiç unutmamıştı.
Yıllar içinde okumuş, çalışmış ve başarılı bir şirket kurmuştu. Fakat çocukluğunda kendisine yardım eden kadını bir daha bulamamıştı.
Şimdi ise Zeynep Hanım karşısında oturuyordu.
Kocasını kaybettikten sonra tek başına yaşamaya başlamıştı. Küçük emekli maaşının büyük bölümü kira ve ilaçlara gidiyordu. O akşam lokantaya girmesinin tek sebebi birkaç dakika soğuktan korunmaktı.
Murat çorbayı önüne itti.
— Siz bana yıllar önce yemek vermediniz sadece. Kendimi değersiz hissetmediğim birkaç anı da siz verdiniz.
Zeynep Hanım’ın gözleri doldu.
Birkaç gün sonra Murat onu evinde ziyaret etti. Gecikmiş faturalarını ödedi, ilaç masraflarını üstlendi ve düzenli olarak ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladı.
Kadın kabul etmek istemedi.
Murat ise gülümsedi.
— Bir zamanlar size hiçbir şey veremeyen bir çocuğa yardım ettiniz. Şimdi o çocuk size teşekkür etmek istiyor.
Aylar sonra Murat, yalnız yaşayan yaşlılar için küçük bir aşevi açtı.
Girişe tek bir cümle yazdırdı:
“Yardıma ihtiyaç duymak utanılacak bir şey değildir.”
Zeynep Hanım her pazar oraya gelmeye başladı.
Ve Murat, ilk kase sıcak çorbayı her seferinde kendi elleriyle ona götürdü.

Понравилась статья? Поделиться с друзьями:
Добавить комментарий

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: