Yaşlı temizlik görevlisini tüm ofisin önünde aşağıladı…

Victoria Yılmaz, yönetici olabilmek için yıllarca çalışmıştı. Ancak terfi ettikten yalnızca birkaç hafta sonra, yeni unvanının kendisini herkesten üstün yaptığına inanmaya başladı.
Asistanların sözünü kesiyor, stajyerleri herkesin önünde eleştiriyor ve güvenlik görevlilerine selam bile vermiyordu. En kötü davranışlarını ise temizlik çalışanlarına gösteriyordu.
Bir pazartesi sabahı, İstanbul’daki şirket merkezinin büyük toplantı salonuna girdi. Yaşlı bir kadın uzun cam masayı temizliyordu.
— Siz bu işi yöneticiler gelmeden önce bitirmeliydiniz, dedi Victoria soğuk bir sesle. Birazdan buraya önemli insanlar gelecek.
Kadın sessizce özür diledi ve malzemelerini arabasına yerleştirmeye başladı.
Ancak Victoria devam etti.
— Artık hiçbir şeye dokunmayın ve hemen çıkın. Herkes kendi yerini bilmeli.
Salondaki birkaç çalışan bu sözleri duydu, fakat hiçbiri müdahale etmeye cesaret edemedi. Yaşlı kadın başını eğdi ve temizlik arabasını yavaşça kapıya doğru itti.
Tam o sırada kapılar açıldı.
Şirketin genel müdürü Kerem Arslan, iki önemli iş ortağıyla birlikte içeri girdi. Victoria’nın yüzündeki sert ifade bir anda kayboldu. Gülümseyerek Kerem Bey’i karşılamaya çalıştı.
Fakat Kerem onun yanından sessizce geçti ve doğrudan temizlik görevlisinin yanına gitti.
— Anne, bugün geleceğini neden söylemedin?
Toplantı salonuna derin bir sessizlik çöktü.
Yaşlı kadının adı Fatma Arslan’dı. O, genel müdürün annesiydi.
Yıllar önce eşini kaybettikten sonra oğlunu tek başına büyütmüştü. Kerem’in eğitim masraflarını karşılayabilmek için geceleri ofislerde temizlik yapmıştı. Oğlu ilk küçük şirketini kurmak istediğinde ise elindeki son mücevherleri satarak ona yardım etmişti.
Kerem zengin ve başarılı olduktan sonra bile Fatma Hanım sade yaşamından vazgeçmemişti. Oğluna her zaman, insanlara gösterilen saygının paradan ve unvandan daha değerli olduğunu söylerdi.
Birkaç gün önce, kimliğini açıklamadan şirketin temizlik ekibiyle çalışmak istemişti. Amacı, yöneticilerin görünmeyen işleri yapan çalışanlara nasıl davrandığını görmekti.
Kerem annesine, ardından Victoria’ya baktı. Yaşananları anlaması uzun sürmedi.
Victoria kendisini savunmaya çalıştı.
— Ben yalnızca disiplini ve şirket standartlarını korumaya çalışıyordum.
— Bu şirketin en önemli standardı insan onurudur, dedi Kerem. Bana bunu, az önce küçümsediğiniz kadın öğretti.
Victoria’yı öfkeyle işten çıkarmadı. Ancak yöneticilik görevini elinden aldı ve bir ay boyunca daha önce değersiz gördüğü destek birimlerinde çalışmasına karar verdi.
Victoria ilk günlerde bunu küçük düşürücü bir ceza olarak gördü. Fakat zamanla temizlik görevlilerinin gün doğmadan işe geldiğini, resepsiyon çalışanlarının her gün onlarca sorunu çözdüğünü ve teknik personelin bütün binanın düzenli çalışmasını sağladığını fark etti.
Düşünceleri yavaş yavaş değişmeye başladı.
Fatma Hanım’ın şirketteki son gününde Victoria onun yanına giderek özür diledi.
— Önemli bir makamın beni diğer insanlardan daha değerli yaptığını sanıyordum, dedi. Şimdi gerçek değerin, bize hiçbir fayda sağlayamayacak insanlara nasıl davrandığımızla ölçüldüğünü anlıyorum.
Fatma Hanım özrünü kabul etti, fakat gerçek pişmanlığın yalnızca sözlerle değil, davranışlarla gösterildiğini hatırlattı.
Birkaç ay sonra Victoria’ya küçük bir ekibin sorumluluğu verildi. Bu kez binadaki her asistanın, güvenlik görevlisinin ve temizlik çalışanının adını biliyordu.
Yeni bir yönetici yetkiyi üstünlükle karıştırdığında ise ona, yaşlı bir temizlik görevlisini toplantı salonundan kovmaya çalıştığı günü anlatıyordu.
Çünkü küçümsediği o kadın, şirketin kurulmasına herkesten önce yardım etmişti.

Понравилась статья? Поделиться с друзьями:
Добавить комментарий

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: